İzmir’de kamu işçileri iş bırakarak SGK İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. KESK İzmir Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan işçiler adına konuşarak, “Maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz” diye konuşarak, “Toplu sözleşme’ adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor” ifadelerini kullandı…
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu bugün Türkiye genelinde iş bıraktı.
KESK’e bağlı; Eğitim-Sen, Tüm-Bel-Sen, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES), Büro Emekçileri Sendikası (BES), Kültür Sanat-Sen, Tarım Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası, Yapı Yol Sen, Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS), Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), Haber-Sen, Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası, yoksulluk sınırının altında kalan maaşlara ve ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çekmek amacıyla SGK İzmir İl Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması düzenledi.
Yapılan açıklamada Hakem Kurulu’nun Toplu Sözleşmesine tepki gösterilirken talepler tek tek sıralandı.

“ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜMÜZLE İŞ BIRAKIYORUZ”
KESK İzmir Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan, “Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında görevdeyiz! Bize neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz? Diye soranlara cevabımız nettir. Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar. Geçinemiyoruz. Çünkü, TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz. Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre arttırılıyor” dedi.

“DANIŞIKLI DÖVÜŞ OYUNLARININ FATURASI BİZE KESİLİYOR!”
Kiralarının maaş artışının neredeyse 3 katı olduğunu belirten Gürkan, “Tablo çok net: Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı! Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek. Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak. Tekrar ediyoruz. Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. ‘Toplu sözleşme’ adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor. Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır. Hatırlayalım, yandaş konfederasyon sözcüleri daha bu Ağustos’ta KESK olarak bizim en başından beri söylediğimiz şeyleri tekrar ettiler mi? ‘Hakem Kurulu işverenin noterine dönüşmüştür. Bu kuruldan memurların lehine bir şey çıkmaz’ dediler mi? Bu nedenle Hakeme başvurmayacaklarını açıkladılar mı?” diye sordu.

TALEPLER TEK TEK SIRALANDI
Gürkan işçiler adına talepleri tek tek sıralayarak, “Maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 temmuzdan itibaren hayata geçirilen İlave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz. Biliyoruz ki; sadece bizler değil, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan tüm emekçi sınıflar, sefalete itilenler, ötekileştirilenler hepimize yoksulluk, güvencesizlik ve baskıdan başka bir şey vaat etmeyen bu düzenden bıkmış, usanmış durumda. Bunun için tüm kamu emekçilerini hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK’te örgütlenmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.