Reklam
Reklam

SON DAKİKA

Spot Haberler

Glanz: Bir Kişinin Hayatına Dokunmak, Milyonlarca Dinlenmeden Daha Değerli

İlk şarkısını evde, kulaklık mikrofonuyla kaydeden Glanz, yıllar süren müzik yolculuğunu, verdiği beş yıllık arayı ve yeni albümü “Parıltı” ile hedeflerini samimi bir röportajda paylaştı…

14 Temmuz 2026 tarihinde eklendi.
Glanz: Bir Kişinin Hayatına Dokunmak, Milyonlarca Dinlenmeden Daha Değerli

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Glanz kimdir?

  • Ben Burak Yazıcı. 12 Şubat 1995 doğumluyum. Dinleyiciler beni “Glanz” adıyla tanıyor. Müziğe olan ilgim çocukluk yıllarında başladı ve zamanla bu ilgi, hayatımın en önemli parçası hâline geldi. Bugün, kendi hikâyemi ve yaşadıklarımı rap müzik aracılığıyla insanlara anlatmaya çalışan bir sanatçıyım.

 

Rap müzikle tanışmanız nasıl oldu? Bu yolculuk nasıl başladı?

  • 2000’li yıllardan beri rap müzik dinliyorum. Dinlediğim ilk albüm, Ceza’nın Meclis-i Âlâ İstanbul albümüydü. O dönem rap müziğin anlatım tarzı beni çok etkiledi. Zamanla müzik zevkim genişledi; maNga, Emre Aydın ve Gripin gibi çok değerli sanatçıları da dinlemeye başladım. Farklı müzik türlerinden beslendim ama rap müzik, kendimi en doğru ifade edebildiğim alan oldu.

 

Müzik üretmeye başlamanız nasıl gerçekleşti?

  • 2010 yılından sonra benim yaşlarımda birçok insanın ev ortamında rap müzik yaptığını görmeye başladım. O zamana kadar profesyonel bir stüdyo olmadan müzik üretilebileceğini bilmiyordum. Bu bana cesaret verdi. İlk şarkımı 2013 yılında bilgisayarıma bağlı kulaklık mikrofonuyla kaydettim. Daha sonra uygun fiyatlı masa mikrofonları kullandım. Zaman geçtikçe kayıt kalitesine daha fazla önem vermeye başladım ve profesyonel stüdyo mikrofonlarına yatırım yaptım. Evimin bir odasını kendime stüdyo yapmıştım. Aslında benim müzik yolculuğum, imkânlar geliştikçe adım adım büyüyen bir süreç oldu.

2019 yılında müziğe ara verme kararı aldınız. Bunun sebebi neydi?

  • Bazen insanın hem zihinsel hem de duygusal olarak kendini dinlemesi gerekiyor. 2019 yılında böyle bir dönemin içindeydim. Müziğe tamamen ara verme kararı aldım ve elimde bulunan bütün stüdyo ekipmanlarımı sattım. O dönem gerçekten geri döneceğimi düşünmüyordum. Hayatımın farklı alanlarına odaklanmak istedim.

 

Peki sizi yeniden müziğe döndüren ne oldu?

  • Aradan yaklaşık beş yıl geçti. Müzik aslında hiçbir zaman hayatımdan tamamen çıkmadı. İçimde sürekli üretme isteği vardı. 2024 yılında profesyonel bir stüdyoyla anlaşarak yeniden çalışmalara başladım. Bu kez çok daha planlı, daha disiplinli ve daha profesyonel bir bakış açısıyla ilerlemeye karar verdim. Bugün yaptığım her projede, geçmişte edindiğim bütün tecrübelerin katkısını hissediyorum.

 

“Seni Bana Soruyorlar” şarkısının hikâyesi nedir?

  • “Seni Bana Soruyorlar”ı ilk olarak 2025 yılında rap versiyonu olarak yayımladım. O dönem bile bu şarkının akustik bir düzenlemeyle çok farklı bir duygu yakalayabileceğini düşünüyordum. Bu fikir hep aklımın bir köşesindeydi. Yaklaşık bir yıl sonra Büşra ile tanışınca, doğru sesi bulduğumu hissettim ve birlikte akustik versiyonu hazırlamaya karar verdik.

 

Büşra ile yollarınız nasıl kesişti?

  • İlk olarak sosyal medya üzerinden tanıştık. Bir süre yazıştıktan sonra telefonda konuşmaya başladık. Konuşurken ses renginin çok farklı ve etkileyici olduğunu düşündüm. Kendisine müzikle ilgilenip ilgilenmediğini sordum. Evet dedi ve müzik konusunda gerçekten çok donanımlı olduğunu gördüm. Daha önce kendi şarkısı olmamasına rağmen sahne deneyimi vardı. Aynı zamanda büyük bir Şebnem Ferah hayranıydı. Ben de Şebnem Ferah’ı çok severim; bu ortak nokta da bizi yakınlaştırdı. Aslında “Seni Bana Soruyorlar’ın kendi bölümlerinin akustik kayıtlarını yaklaşık bir hafta önceden tamamlamıştım. Parçada başka bir kadın rap sanatçısıyla çalışmayı planlıyorduk. Ancak yaşadığımız bazı fikir ayrılıkları nedeniyle bu projeyi iptal ettim ve şarkı bir süre beklemede kaldı. Sonrasında Büşra’ya bu projeden bahsettim ve nakaratı seslendirmek isteyip istemediğini sordum. Hiç düşünmeden kabul etti. Stüdyoya girdiğimiz ilk andan itibaren doğru kararı verdiğimi anladım. Ortaya gerçekten çok samimi ve güçlü bir çalışma çıktı.

Yakın zamanda dinleyicileri hangi projeler bekliyor?

  • Şu anda hazırlık aşamasında olan beş şarkılık bir albüm üzerinde çalışıyoruz. Albümde yer alacak iki ya da üç parçaya klip çekmeyi planlıyoruz. Eğer her şey istediğimiz gibi ilerlerse albümün adı “Parıltı” olacak. Bu isim aynı zamanda “Glanz” isminin Türkçe karşılığını da yansıtıyor. Bu albümün benim için yeni dönemin en güçlü başlangıcı olacağına inanıyorum.

 

“Parıltı” albümünde sizi en çok etkileyen şarkı hangisi?

  • Aslında bu soruya tek bir cevap vermek benim için çok zor. Çünkü her şarkının dinleyicide farklı bir karşılığı olacağını düşünüyorum. Belki benim beklemediğim bir parça albümün en çok konuşulan işi olabilir. Ancak benim açımdan “Problem Değil” ve “Karanlıkların Arasında” çok özel şarkılar. Hikâyeleri benim için oldukça derin. Hâlâ okurken duygulandığım anlar oluyor. Bu yüzden bu iki parçanın yeri bende her zaman farklı olacak.

 

Albümde düet çalışmalarına da yer verecek misiniz?

  • Evet, bu ihtimal oldukça yüksek. Şu anda görüştüğümüz birkaç değerli isim var. Ancak kayıt süreçleri tamamlanmadan veya kesinleşmeden isim vermeyi doğru bulmuyorum. Dinleyicilerimize sürprizi bozmadan, doğru zamanda paylaşmayı tercih ediyoruz.

 

Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz? Rakamlar mı, yoksa insanların hayatına dokunabilmek mi?

  • Elbette herkes yaptığı işin çok dinlenmesini ister. Ama benim için asıl başarı, bir insanın gelip “Bu şarkı bana iyi geldi.” demesi. Milyonlarca dinlenme çok değerli olabilir ama bir insanın hayatına dokunabilmek bence çok daha kalıcı bir başarıdır.

Beş yıl ara verdiniz. Bugün 2019 yılındaki Burak ile karşılaşsanız ona ne söylemek isterdiniz?

  • Muhtemelen “Pes etme.” derdim. Çünkü bazen ara vermek gerekiyor ama hayallerden vazgeçmemek gerekiyor. O dönem bunu bilmiyordum. Bugün geriye baktığımda o süreçten çok şey öğrendiğimi görüyorum. Belki de bugün olduğum kişi olabilmek için o beş yıllık sessizliğe ihtiyacım vardı.

 

Son olarak sizi takip edenlere ve müzikseverlere neler söylemek istersiniz?

  • Bugüne kadar beni destekleyen, şarkılarımı dinleyen ve yolculuğumun bir parçası olan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Beş yıllık aradan sonra yeniden müziğe dönmek benim için kolay olmadı. Ama gördüğüm ilgi ve destek, doğru yolda olduğumu hissettirdi. Umarım bundan sonra da ürettiğim her şarkıda insanlar kendilerinden bir parça bulabilir. Ben anlatmaya devam edeceğim; dinleyicilerim de bu hikâyenin en önemli parçası olmaya devam edecek.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

İLGİLİ HABERLER
POPÜLER HABERLER
SON DAKİKA HABERLERİ